Açık ve seçik ortaya çıkan gerçek “Avrupa Birliği”nin Cumhuriyetimizin kuruluşuna uluslar arası hukuk temeli olan “Lozan Anlaşması” nı öncelikle delik deşik ettikten sonra tamamen yok saymak istemesidir. AB’nin hedefi Türkiye’yi “Sevr” Anlaşması şartlarına götürmektir. Yıllar önce Alman eski Dışişleri Bakanı GENSCHER’in “Türkiye Kürt sorununu çözmek istiyorsa bizim Yugoslavya da yaptığımızı yapsın” ifadesiyle açıklanan strateji bu gün AB eliyle uygulamaya konuluyor.
NATO müttefikimiz! olan bu ülkeler PKK terörüne para, silah, televizyon, radyo desteğini cömertçe verdiler. Geçmiş hükümetler ne yaptı?
Gelelim bu günkü hükümete… Bu hükümet de plansız, programsız, ülke sorunlarına topluca bakan bir sistemden mahrum olduğu için her önüne çıkan olaya o an için cevap vermeye çalışıyor. Bu arada Dış Politika bütünüyle Avrupa Birliği’ne teslim edildi. Kıbrıs Politikası, Devletin tespit ettiği strateji’den çıkarıldı. ANNAN’a Rum’a teslimiyete döndü. AB ile müzakereler başladı, akıl almaz yanlışlıklara yeni halkalar ekleniyor. Lozidu davasında “evini kullanamama” sebebiyle ödenen tazminat, şimdi Kuzey Kıbrıs Türk Devleti’nin genel uygulamasına dönüşüyor. İktidarın dünya çapında devlet adamı ilan ettiği “Talat” Kıbrıs’taki Türk Silahlı Kuvvetleriyle arasına mesafe koyuyor. O güç olmasa O’nun da boğazının koparılacağını nedense idrak etmiyor.
Bu izansızlığa bizim hükümetimiz seyirci ve yarın; “Siz Kıbrıs’ı sattınız” denildiğinde ; “Ne yapalım, Kıbrıs bu talepte bulundu , bu yolu seçti!” diyecekler! Böylesine talihsiz bir kılıf hazırlama gayretini ne yazık ki seyrediyoruz.
Avrupa Birliği’nin sözcüleri ise kılıfsız konuşuyor. Krestschmer bakın ne diyor; “İlke olarak, “Bu azınlıklar yoktur. Olan azınlıklar da Lozan’da belirtilmiştir” demek ve Lozan’ı da (azınlık olarak) sadece Yahudi, Rum ve Ermenileri kapsayacak şekilde, sınırlı olarak yorumlamak yetersiz kalıyor. Avrupa’daki standartlar açısından Türkiye, Lozan Antlaşması’na dayanan bu savunmacı tutuma göre davranamaz. Çünkü burada söz konusu olan, Türkiye’nin Avrupa’ya doğru hareket etmesi ve Avrupa standartlarına uymasıdır.”
Gördünüz mü? Lozan işte böyle delinir ve bir gün hükümsüz ilan edilir. Nitekim AB ile imzalanan “Katılım Ortaklığı Müzakere Belgesi”nde bu yolda anlayışlara imkan veren örtülü hükümler var.
Türkiye ile ilgili demeçlere dikkat ediniz, sanki Türkiye bir müstemleke adamlar da müstemlekenin valileri.
Bu şımarıklık, haddini bilmezlik mevcut hükümetten bu güne kadar karşılık görmedi. Son haberlere göre ANKARA: Lozan’ı asla tartışmayız” diyerek cevap verdi. Cevap iyi de azıcık yakın geçmişin perdesini aralarsak; “ Irak’ın kuzeyiyle ilgili, KKTC hakkında” mevcut hükümetin benzer açıklamalarını ve sonraki davranışlarını takip eden AB yetkilileri “dünküleri zorladık Türkiye eğildi, büküldü dediğimize geldi. Şimdi de aynısı olacak“ ümidiyle Lozan’a saldırıdan geri durmayacaklardır. ANKARA’da yapılan bir toplantıda konuşan İsviçreli parlamenter Albert Houriet; “ sözde Ermeni soykırımı tasarısının ülkesinde kabul edilmesi nedeniyle üzgün olduğunu, tasarının İsviçre’de kabul edilmesinin ardından gazetelere ve televizyonlara çıkarak konuşmak istediğini ancak, bunun kabul edilmediğini,İsviçre’deki Türkler’e bakıldığında bunların ya çok milliyetçi ya radikal İslamcı ya da PKK’lı olduklarını, Türkiye hakkında İsviçre’de böyle bir izlenim yaratıldığını, Türklerin kendi aralarında çok fazla tartıştıklarını söyledi ve sordu; “, siz, hiç İsviçreliler’in kendi aralarında tartıştığını gördünüz mü?”
İsviçreli parlamenterin tespitleri ve yorumları çok önemli noktaları işaret ediyor. Konuşmasının Ermeni Soykırımı ve Türkiye Avrupa ilişkileri ile ilgili bölümünü de bu nedenle nakletmekte fayda mütalaa ediyorum; “Ben, aslında Avrupa’dan çekiniyorum. Bugün Ermeni soykırımını kabul ederseniz, yarın Avrupa kim bilir neler ister. Soykırımı kabul etmeniz durumunda yarın size Kürt soykırımını tanıyın diyeceklerdir. Avrupa’nın kabul etmenizi istediği her türlü iddia Atatürk ideallerinden biraz daha uzaklaşmanıza neden olacaktır. Avrupa genç Kemalist Türkiye’den korkuyor. Avrupa sizi parçalamak istiyor. Biliyor ki birliğe girerseniz Türkiye Avrupa’nın en büyük ülkesi olacak.”diyen ve uzun yıllardır Türkiye’yi ülkesinde savunduğuna dikkat çeken Houriet, Avrupa’da Ermeni soykırımının tanınmasının birçok insanın işine geldiğini belirtti.
Yankı Siyası
- Aktüel Dergi
Editör:editor@yanki.com.tr
Webmaster:admin@yanki.com.tr
Sitemiz
en iyi 1024 x 768 çözünürlükte ve Internet Explorer ile görüntülenir...