Yankı Siyası
Türk
Basınında
38.Yıl

Okuyun, Tıklayın, Okuyun

 Euro: Alış 2.139 TL Satış 2.149 TL     Dolar: Alış 1.528 TL Satış 1.535 TL     
4 Temmuz 2009 Cumartesi  



.: İçerik :.

:: Anasayfa

:: Parlametre

:: Serbest Kürsü

:: Yazarlar

:: Ekonomi

:: Sağlık

:: Aktüel

:: Röportajlar

:: Reklam

:: Künye

:: Abone Formu



     
  Serbest Kürsü
Parlametre’de
milletvekillerini oylayın
yorumlarınızı
ulaştırın.
 
 
     

     
  Serbest Kürsü Siz de düşünce ve görüşlerinizi hemen
Serbest Kürsü'ye yazın...
 
 
     

.: Hava Durumu :.
Ankara 2/9°CSisli
İstanbul   8/12°CSisli
İzmir 9/15°CAz Bulutlu

.: Genç Kalemlerimiz :.

 
GENÇ BAKIŞ

KAYBEDERKEN
 Elif ULUKUL  









Reklam Ver!!!








     
  Reklam Ver!!!  
     


Giriş by MRae
"YANKI DERGİSİ 1067. SAYI ÇIKTI"


~ Manşetler ~
YANKI DERGİSİ 1067. SAYISI
  Prof.Dr.Numan KURTULMUŞ  :  SİYASAL REFORMA İHTİYAÇ VAR  
  Mustafa ELİTAŞ  :  MAYIN KONUSUNDA TETİĞE BASILDI  
  H. Süha OKAY  :  2011'DE TÜRKİYE İKTİDARDAN KURTULACAK  
  Mehmet ŞANDIR  :  NEDEN YAP-İŞLET-DEVRET METODU?  
  E. Büyükelçi Nüzhet KANDEMİR  :  DIŞ POLİTİKAYA ENDEKSLİ İÇ POLİTİKA  
  Prof. Dr. Sacit TURANLI  :  NİZAM-I ALEM DAVASI  
  Erdal KURTTAŞ  :  ANKARA'NIN MERKEZLERİ ÇÖKÜYOR  
  ÇANAKKALE DOSYASI  :  ÇANAKKALE DOSYASI  
  Mehmet DANİŞ  :  TÜRKİYE'NİN EN YAŞANABİLİR İLİ  
  Kemal CENGİZ  :  TÜRKİYE'NİN PARLAYAN MARKASI ÇANAKKALE  
  KIRŞEHİR DOSYASI  :  KIRŞEHİR DOSYASI  
  Mikail ARSLAN  :  KIRŞEHİR’İN ARTIK KEŞFEDİLMESİ LAZIM  
  Abdullah ÇALIŞKAN  :  KIRŞEHİR’İ HAK ETTİĞİ NOKTAYA GETİRELİM  
  KÜTAHYA DOSYASI  :  KÜTAHYA DOSYASI  
  Hasan Fehmi KİNAY  :  KURULUŞUN ve KURTULUŞUN KENTİ  
  ORDU DOSYASI  :  ORDU DOSYASI  
  Eyüp FATSA  :  TÜRKİYE ORDU'YU YENİDEN KEŞFETİ  
       
YANKI DERGİSİ 1067. SAYISI ÇIKTI!!





.:: GÜNCEL HABERLER ::.

TSK'nın tavrı bildiride

     28 Şubat’ın ardından en uzun süren MGK toplantısına ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ ve askerlere sivil yargı yolunu açan yasa damga vurdu. Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, söz konusu gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı kurul üyelerine aktardı. MGK’nın ardından Gül, Erdoğan, Başbuğ ve iki bakanın katılımıyla mini bir zirve daha yapıldı

Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) dün gerçekleştirilen, 28 Şubat’tan sonraki en uzun süren toplantısına, “İrticayla Mücadele Eylem Planı” belgesi ile TBMM’de gece yarısı yapılan ve askerlere sivil yargılamanın yolunu açan yasa tartışmaları damgasını vurdu. Cuma günü yaptığı basın toplantısında, askerin duyduğu rahatsızlığı MGK’ya taşıyacağını açıklayan Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, toplantıda, tepkisini açık biçimde dile getirdi. Bu durum, MGK bildirisine de yansıdı. MGK’nın ardından, askeri yargının anayasal düzene karşı işlenen suçlar yönünden soruşturma ve kovuşturma yetkisini ortadan kaldıran gece yarısı düzenlemesiyle ilgili bir zirve daha yapıldı.
MGK’nın haziran ayı toplantısı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başkanlığında Çankaya Köşkü’nde yapıldı. Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, toplantı öncesinde MGK üyesi bakanlar ile 2 saat süren bir zirve yaptı. Saat 13.30’da başlayan toplantının, bütün kurul üyelerinin yer aldığı bölümü, 7 saat 40 dakika sürdü. MGK’nın 28 Şubat 1997’de yapılan tarihi nitelikteki toplantısı, yaklaşık 9 saat sürmüştü. MGK’nın olağan toplantıları son dönemde ortalama 5 saat sürüyordu.

Başbuğ’dan hükümete mesaj
Genelkurmay Harekât Başkanlığı’nca hazırlandığı iddia edilen “İrticayla Mücadele Eylem Planı” belgesinin altında imzası olduğu öne sürülen Albay Dursun Çiçek’in sivil savcılık tarafından tutuklanması istemiyle mahkemeye sevkedildiği saatlerde sona eren MGK toplantısından edinilen bilgilere göre; Org. Başbuğ
TSK’ya yönelik sistemli yıpratma kampanyasından duyduğu rahatsızlığı iletti ve söz konusu belge üzerinden TSK’ya yönelik haksız saldırılarda bulunulduğunu, TSK’nın demokrasiye bağlılığının sorgulanmaya çalışıldığını dile getirdi. Başbuğ ayrıca, devletin temel kurumları arasındaki uyum ve güvenin önemine işaret ederek TSK’ya yönelik kampanyaya karşı devletin bütün kurumlarının hassasiyet göstermesi gerektiği mesajını verdi.

Tepki bildiride
Org. Başbuğ’un bu değerlendirmeleri MGK bildirisine de geçirildi. Bildirinin 2. maddesinde şu ifadeler yer aldı:
“Devletimizin kurumlarını yıpratmaya yönelik beyan ve yayınlara ilişkin tepki ve düşünceler dile getirilmiş. Bu tür faaliyetlerin ülkemize bir fayda sağlayamayacağı teyit edilmiştir.”
Böylece, “kuvvetli ifadelerle olmasa da” Başbuğ’un asimetrik psikolojik harekâta yönelik şikâyetinin hem Cumhurbaşkanı hem de hükümet tarafından teyit edildiği de vurgulandı.
Bildirinin ilk maddesindeki ifadeler de dikkat çekti. Daha önceki MGK toplantılarında, bildirinin ilk maddesinde genellikle “iç ve dış gelişmeler” ifadesinden sonra terörle mücadele vurgusunda bulunuluyordu. Dünkü bildirinin ilk maddesindeki “her türlü faaliyet” ifadesi dikkati çekti. Bildiride, “Ülke güvenliğini etkileyen iç ve dış gelişmelerin kapsamlı bir değerlendirmesi yapılmış; ülkemizin bütünlüğünü ve milletimizin birliğini ve huzurunu bozmaya yönelik her türlü faaliyete karşı yürütülen mücadelenin, halkımızın güven ve desteğiyle sürdürüleceği belirtilmiştir. Bu konuyla ilgili çalışmalar da gözden geçirilmiştir” denildi.
Toplantıdan sonra yayımlanan bildiride,
Kıbrıs ve terörle mücadele boyutu dahil Türkiye-Irak ilişkilerindeki son gelişmelerin değerlendirildiği kaydedildi.

Kap-kaç yasası zirvesi
Toplantının sona ermesinin ardından Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan, Orgeneral Başbuğ, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve
Adalet Bakanı Sadullah Ergin Çankaya Köşkü’nde bir süre daha kalarak kritik bir zirve daha gerçekleştirdi. 1 saat 10 dakika süren beşli zirvenin gündemini, askerlere sivil yargı yolunu açan, muhalefet tarafından kap-kaç yasası olarak nitelendirilen ve Orgeneral Başbuğ’un, TSK’nın görüşünün alınmaması nedeniyle hükümete rahatsızlığını ilettiği yasal düzenleme oluşturdu. Yasa konusunda 15 gün içinde karar vermesi gereken Gül’ün konunun detaylarını, düzenlemenin bütün taraflarından dinlediği bilgisi kulislere yansıdı.

Haberin devamı...



Tünelin ucunda ışık göründü

          Tarihi küçülme yaşanırken siyasilerden de farklı değerlendirmeler geliyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ekonomideki toparlanma işaretlerine dikkat çekerek, "Türkiye zorlukları aşma konusunda önemli eşikleri atlamış, tünelin ucunda ışığı bütün parlaklığıyla görmüş durumdadır, bu bizim için büyük bir sevinç ve mutluluk kaynağıdır. Ekonomik göstergeler, bu sıkıntılı dönemin etkilerinin yavaş yavaş azalmaya başladığını ortaya koyuyor, bu son derece sevindirici bir gelişmedir" dedi.

'TOPARLANMA VAR'
Kapasite kullanım oranlarında son gelen verilerin artışını, ekonomik toparlanmadaki umut ışıklarına örnek gösteren Başbakan, "Mart ayı işsizlik rakamları bir önceki aya göre azalarak yüzde 15.8'e düştü ve orada da bir önceki aya göre az da olsa bir düşüş kaydettiğimiz görülüyor. Şubat ayından Mart ayına iş gücü arzı yaklaşık 342.000 kişi artmış, buna rağmen işsiz sayımız 25 bin kişi azalmış, bu son derece sevindirici. Umudumuz önümüzdeki dönemde bu eğilimin sürmesi, hatta bu iyimser tablonun daha da güzel seviyelere yükselmesidir" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener ise son küçülme rakamları üzerinden hükümete yüklendi. Ekonomi yönetiminde mevcut hükümetinin dünyanın en başarısız hükümeti olduğunu ileri süren Şener, "Halkın taleplerine duyarsız olan hükümetin de dünyanın en başarısız hükümeti olması doğaldır" dedi. Ekonomik verilerdeki toparlanma işaretlerini ve tünelde görülen ışığı değerlendiren Şener, "O ışık tünelde üzerimize yaklaşan bir trenin ışığıdır" dedi.Şener, yüzde 13.8'lik daralma açıklamasının kritik MGK toplantısı ile aynı günde yapılmasına da dikkat çekti.

Haberin devamı...



Acı gerçek ortaya çıktı

            
 
     Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Deniz Baykal, büyüme hızı rakamlarının Türkiye'nin ekonomik durumuyla ilgili acı gerçeği ortaya koyduğunu savunarak ''Türkiye'nin 2009'un ilk üç ayındaki küçülme oranı, daralma oranı, tarihi bir rekor düzeyindedir. Bu oran, 2001'de yaşanan daralmadan daha yüksektir. Yani Türkiye'nin yaşadığı en büyük krizlerden biri olan 2001'le mukayese edildiği zaman bunun çok daha yüksek bir daralmayı ortaya koyduğuna tanık oluyoruz. Bir tarihi rekor konumundadır'' diye konuştu.

Haberin devamı...



Şener'den AKP'ye salvo!

      Şener, partisinin genel merkezinde yaptığı basın toplantısında bugün açıklanan büyüme rakamını anımsatarak, Türkiye ekonomisinin 2009’un ilk çeyreğinde yüzde 13,8’lik daralma açıklamasının kritik MGK toplantısı ile aynı günde yapılmasına dikkat çekti. Ekonomik verilerin önemli veriler olduğunu, diğer gündem maddeleri içinde boğulamaması gerektiğini ifade eden Şener, Hükümet’in ekonomik sorunları çözmek yerine gündem maddeleri arasına serpiştirdiğini kaydetti. Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında ekonomik krizden en fazla zarar gören, üretim kapasitesi en fazla düşen, küçülme oranı en fazla olan ülke olduğunu vurgulayan Şener, “Bir ülkenin üretimi yok oluyorsa, bütün sektörleri zarar ediyorsa ortada bir sorun var demektir, bu ülkenin ekonomi yönetiminde bir sorun var demektir” diye konuştu.

Türkiye’nin en yüksek işsizlik oranına sahip 3. ülke olarak göründüğünü söyleyen Şener, gerçek işsizlik rakamlarına bakıldığında Türkiye’nin dünyadaki en yüksek işsizlik oranına sahip olduğunu savundu. Şener, Türkiye’de nüfusun yüzde 30’unun tarım kesimi olduğunu ve tarımın gizli işsizlerin sığınma yeri olduğunu, tarımdışı işsizliğin yüzde 18, genç nüfustaki işsizlik oranının ise yüzde 27,5 olduğunu kaydederek, iş bulamadığı için aramaktan vazgeçenlerin de hesaba katılması durumunda Türkiye’deki gerçek işsizliğin yüzde 30’a yakın olduğunu söyledi.

-“KRİZİN DAMARDAN GİRDİĞİ TEK ÜLKE TÜRKİYE”-

Krizin etkisi bakımından dünyadaki ülkelerini “krizin teğet geçtiği ülkeler”, “krizin damardan girdiği ülkeler” ve “diğer ülkeler” olarak 3’e ayıran Şener, “krizin teğet geçtiği ülkeler” olarak adlandırdığı birinci grupta 2009’un ilk çeyreğinde yüzde 6 büyüyen Çin, yüzde 5.8 büyüyen Hindistan, yüzde 4,4 büyüyen Endonezya, Mısır, Yunanistan, Polonya, Arjantin, Venezuela, İsrail’in yer aldığını, bu ülkelerin krizden etkilenmediklerini, aksine ekonomilerini büyüttüklerini anlattı. “Krizin damardan girdiği ülkeler” olarak adlandırdığı ikinci gruptaki tek ülkenin Türkiye olduğunu öne süren Şener, Türkiye’nin çift haneli küçülme oranına sahip olan tek ülke olduğunu ifade etti. Bu grupta sayılabilecek Singapur ve Tayvan’ın özel durumdaki küçük ülkeler oldukları için hesaba katılmaması gerektiğini bildiren Şener, bu iki ülke hesaba katılmadığında dünyada Türkiye’den başka hiçbir ülkenin bu kadar derin bir küçülme yaşamadığını ifade etti. Türkiye ekonomisindeki küçülmenin Hükümet ve Başbakan’ın ekonomi yönetimine olan duyarsızlığından kaynaklandığını ileri süren Şener, “2007 seçimlerinden beri ‘Şunu yaptık, iyi yaptık’ diyebilecekleri tek bir şey yok” dedi.

Haberin devamı...



Çekilme takvimi başladı

   Bugün Irak'ta 2003'te başlayan ABD işgalinin sonuna gelindiğinin işareti olacak bir adım atılıyor. ABD Ordusu 2011'de Irak'tan tamamen çekilme planının bir parçası olarak bugün kentlerden askerlerini çekiyor. Ülkedeki 130 bin Amerikan askeri personeli bundan böyle kentin dışında bulunan askeri karargâhlarda konuşlanacak. Kent merkezlerindeki kontrol ise Irak Ordusu'na teslim edilecek. İşte çekilme takvimindeki bu önemli 'yaprak' koparılırken son bir ay içerisinde artan şiddet olayları zamanlama tartışmalarını da bu noktada şüphe konusu yapıyor.

ZAMANLAMA SORUNU
Çekilme doğru zamanda yapılıyor mu? Sonrasında ülkede şiddet olayları artacak mı? Tersine azalacak mı? İşte bu soruların cevabı Irak'taki Amerikan güçlerinin komutanı General Ray Odierno'ya göre 'Çekilme için herşey hazır" sözleriyle karşılığını buluyor. Odierno "Şimdi bizim Irak kentlerinden çekilme ve Irak güçlerinin de sorumluluk alması zamanıdır. Güvenlikte önemli gelişmeler kaydettik. Irak Ordusu da bu konuda artık yeterli eğitime sahip" dedi.

ŞİDDETTE ARTIŞ
ABD Başkanı Barack Obama'da kendisine çekilmenin zamanlaması ile ilgili sorulan bir soruya "Şiddete rağmen Irak'ın artık kontrolü sağlama konusunda yeterli kapasiteye ulaştığına inanıyorum" cevabını vermişti. Nitekim General Odierno'da son bir ay içinde artan ve 400'den fazla kişinin ölümüne neden olan Irak'taki şiddet olaylarının çekilme takviminin ötelenmesi için bir mazeret olmadığı düşüncesini "Bunlar dikkatleri kendi üstlerine çekmeye çalışan ve Irak güçlerinin başarısını gölgeleme amacındaki radikalların işleri" diyerek ortaya koydu.

Haberin devamı...



Tartışılan Albay tutuklandı

              ‘İrtica ile Mücadele Eylem  Planı’ belgesini hazırladığı iddia edilen Albay Dursun Çiçek, Ergenekon soruşturması kapsamında dün sorgulandıktan sonra tutuklandı. İfadesine başvurulan biri emekli 8 albay ise serbest bırakıldı

Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın, “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” belgesiyle ilgili olarak hakkında ‘kovuşturmaya gerek yoktur’ kararı verdiği Albay Dursun Çiçek, Ergenekon soruşturması kapsamında ‘örgüt üyeliğinden’ tutuklandı. Savcıların ifadesine başvurduğu biri emekli 8 albay ise sorgularının ardından adliyeden ayrıldı.
“İrtica ile Mücadele Eylem Planı” belgesi üzerinde inceleme yapan askeri savcılık, ‘kovuşturmaya gerek yok’ kararını açıkladıktan sonra dosyayı Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara göndermişti. Avukat Serdar Öztürk’ün bürosunda çıktığı iddia edilen belgenin altında imzası olduğu ileri sürülen Albay Dursun Çiçek, Savcı Zekeriya Öz’e dün ifade verdi. 

Savcı Öz geri döndü
İfade işlemlerinin ardından adliyeden ilk
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Turan Çolakkadı ve Ergenekon soruşturması savcısı Fikret Seçen ayrıldı. Savcı Zekeriya Öz ise saat 18.40’ta çıktı. Saat 19.00 sıralarında ise Albay Çiçek nöbetçi mahkemeye sevkedildi. Ancak, yaklaşık 3 saat sonra Savcı Öz adliye binasına dönüş yaptı.
Öz’ün niçin geldiği konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı.  Yaklaşık 17 saat sonra; geceyarısı 00.30 sıralarında Çiçek’in 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce tutuklanarak Hasdal Askeri
Cezaevi’ne gönderildiği duyuruldu. Çiçek’in örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklandığı iddia edildi. 

8 Albay’a Ergenekon sorgusu
Ergenekon soruşturması kapsamında biri emekli 8 albay da dün ifade verdi. Sabah 08.00’de sivil kıyafetli askeri görevliler eşliğinde sivil plakalı 2 minibüsle
Beşiktaş’ta bulunan Özel Yetkili İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne getirilen albaylar, yemekhanenin bulunduğu kapıdan içeri alındı.  Deniz Kurmay Albay Şafak Yürekli, Deniz Kurmay Albay Muharrem Nuri Alacalı, Deniz Kurmay Albay Dora Sungunay, Deniz Kurmay Albay Levent Görgeç, Deniz Kurmay Albay Mert Yanık, Deniz Kurmay Albay İbrahim Koray Özyurt, Deniz Kurmay Albay Tayfun Duman ve emekli Deniz Albay Aydın Ortabaşı’nın ifade verme işlemi 10 saat sürdü.
Biri emekli 8 kurmay albaydan dördünün serbest bırakıldığı diğer dört kişiye ise  “denetimli serbestlik” uygulanmasının istendiği öğrenildi

Haberin devamı...






.: Yazarlarımız :.

BAŞKÖŞE

BU İSRAF NEDEN?
Yavuz KAYA  

SİYASET

NELER OLUYOR
Aydın Menderes  

POLİTİK BAKIŞ

KIBRIS'TA SEÇİM SONUÇLARI
Şükrü ELEKDAĞ  

VİZYON

YEREL LİDERLERDE “BARIŞ ZEKÂSI”NI OYLAMAK...
Prof. Dr. Şule ERÇETİN  

Türk Dünyası

HİNDİSTAN SEÇİMLERİ
Prof. Dr. Haydar ÇAKMAK  

EKONOMİ-POLİTİKA

MİLLİ DEVLER TASFİYE Mİ EDİLİYOR?
Prof. Dr. Nizamettin AKTAY  

GENİŞ AÇI

YAZMAK, UYARMAK GÖREVİ
Prof. Dr. Abidin KUMBASAR  

DERİN GÖRÜŞ

AFGANİSTAN MACERASI ..!
Tugg. Metin ÖZDEĞİRMENCİ  

YENİ UFUKLAR

“YENİ BÜYÜK OYUN’UN” KAZANANI OLABİLMEK
Dr. Mehmet S. EROL  

GERÇEK AÇI

HALA MI AZINLIKLAR?
Levon Panos DABAĞYAN  

TÜRK DÜNYASI

NAZARBAYEV’İN HAMLELERİ
Kürşat ZORLU  

ANKARA KALESİ

ESAS DEVLET
Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN  









     
  Reklam Ver!!!  
     








Reklam Ver!!!
(312) 285 95 21  Designed by ProPROJE   


Yankı Siyası - Aktüel Dergi

Editör:editor@yanki.com.tr  
Webmaster:admin@yanki.com.tr
Sitemiz en iyi 1024 x 768 çözünürlükte ve Internet Explorer ile görüntülenir...